MaviNehir: Webmaster Forum, Sohbet

sohbetimg


Go Back   MaviNehir: Webmaster Forum, Sohbet > Genel Bilgiler > Sağlık Köşesi > Kulak Burun Boğaz

Sohbet

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 05-19-2019, 08:50 PM
Minerva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Moderator
 
Üyelik tarihi: Mar 2019
Takım: / Galatasaray
İlişki: İlişkisi Yok
Meslek:
Web Sitesi:
Mesajlar: 335
Beğeniler: 0 / 0
Konular: 293
Standart Kulak nedir.

Vücutta bulunan herhangi bir organ derlenip toparlanıp kulak kadar küçük bir yere sığamaz. Büyük bir şehrin telefon şebekesini çalıştıracak kapasitede elektrik devresine sahiptir. Aynı zamanda otomatik pilot gibi vücudun dengede kalıp tepetaklak olmasından korur. Bütün bunları cevizden büyük olmayan bir yerde gerçekleştirir.
Başın her iki tarafında bulunan kanatçığa benzeyen organdır. Gerçekte bu görülen dış kulak kısmı ses toplayan bir huniden başka bir şey değildir. Buradan 2,5 cm uzunluğunda bir kanal meyilli olarak kulak zanna gider. Bu kanal iç bölümleri korumak ve içeri giren havayı ısıtarak sesin daha tatlı duyulmasını sağlamak için kıvrımlı şekildedir. Bu kanalda bir hayli kıl ve 4000 kadar kulak kiri (kulak yağı ve mumu da denir) bezi vardır. Bu kirler ve kıllar adeta sinek kağıdı görevi yapar ve toz ve benzeri tahriş edici maddelerin iç kulağa girmesine engel olurlar. Ayrıca kulak kiri, özellikle vücudun temiz olmayan sularda yüzdüğü zamanlar, enfeksiyonlara karşı da koruyucudur. İnsan göze çirkin görünen kulak kirlerini yıkayıp temizlese de kulak bu temizlikte çok ileri güncesini istemez. Çünkü bu sırada kulak zarına zarar gele*bilir. Temizlense de kulak he*men eksilen kulak kirini yeni ifraz atla tamamlar.
Nasıl Duyarız
Gergin ve dayanıklı bir zar dokusundan oluşan kulak zarının kutru bir santimetreden biraz fazla olup burası çok karışık olan duyma işinin başladığı yerdir. Ses taşıyan hava dalgaları tıpkı bir davulun tokmağı gibi bu zara çarpar. Bir fısıltının çok hafif titreşimleri bile bu zarı çok az hatta bir santimetrenin bir milyon*da biri kadar da olsa içeriye doğru iter. Kulak zarının bu çok küçük hareketi, bu*gün tamimiyle anlaşılamayan şaşırtıcı olaylar zincirini başlatan ve vücut için anlam taşıyan bir ses halini alır.
Kulak zarına çarpan hafif ses dalgası, bir fasulye büyüklüğündeki orta kulakta yükseltilir. Orta kulak kısmında üç tane küçük kemik bir arada asılı bulunmakta*dır. Bunlar belli belirsiz örs, çekiç ve üzengiye benzedikleri için örs, çekiç ve üzengi kemikleri adını taşırlar. Bunların görevi kulak zarının çok küçük hareketlerini yükseltmek ve bunları 22 defa amplifiye (güçlendirme) ederek, üzengi kemiğinde bulunan oval bir pencere yoluyla iç kulağa geçirmektir.

İşitmenin asıl organı olan iç kulak vücudun en sert kemiklerinden yapılmış ve sulu bir sıvı ile dolu ve kale gibi sağlam bir kovuk içinde bulunur. Bunun başlıca işitme parçası salyangoz kabuğu şeklinde*ki kulak salyangozu (Koklea) dır. Bunun kıvrımlı olan iç kısmı mikroskobik saç kılına benzer sinir hücreleriyle dolu olup bunların her biri ayrı bir titreşimle ses verir. Orta kulağın üzengi kemiği, iç kulağa giden oval pencereye vurduğu zaman iç kulakta bulunan sıvıda bir titreşim başlar. Diyelim ki bir ses verilmiştir, o zaman lenf sıvısının içindeki kulak salyangozunun (Koklea’nın) ses kılcal hücresi met ve cezir dalgalarının etkisiyle deniz yosunlarının hareketine benzer bir şekilde dalgalanmaya başlar.
Bu dalgalanma işitme sinirlerimi besleyen bir elektrik akımı meydana getirir ve bu akım buradan da 1,86 santimetre uzakta bulunan beyine gider, işitme siniri bir kurşun kalemin içindeki kurşun kalınlığında olup 30.000 den fazla dereyi kapsamaktadır. Koklea binlerce elektriksel mesajı besler. Vücudun her iki kulağı da aynı şeyleri yapar. Bu verileri düzene sokarak anlamlı sesler haline çevirmek beynin görevidir. Yani sesler kulak vasıtasıyla ve beynin için*de işitilir.
Neden Kendi Sesimizi Farklı Duyarız
Kulaklar yalnız hava dalgalarıyla nakledilen sesleri değil, kemikler aracılığıyla nakledilen sesleri de duyar. Konuşulduğu zaman sesin bir kısmı ağzından dışarı çıkar ve kulak zarına çarpar. Fakat bir kısmı da çene kemikleri aracılığıyla doğruca iç kulak sıvısına ulaşır. İşte bunun içindir ki vücut kendi sesini, kendisini dinleyen bir kimseninkinden başka türlü duyar. Vücudun kendi sesini elektronik bir cihazdan dinlediğinde tanı*makta zorluk çekmesinin nedeni de bundandır. Örneğin rendelenmemiş havuç yendiği zaman büyük bir gürültü çıktığını sanmak da bundan ileri gelmektedir.
Vücudun Denge Merkezidir
İşitme çok marifetli iç kulak hikayesinin ancak bir kısmıdır, Koklea’nın üstünde üç tane küçük ve sıvı ile dolu yarım daire şeklinde kanal vardır. Bu kanallar vücudun denge organlarını teşkil ederler. Bunlardan biri aşağı ve yukarı hareketleri, diğer biri ileri hareketleri, üçüncüsü de yanlamasına hareketleri tespit eder. Eğer insan düşmeye başlamışsa kanallardan birindeki sıvının dengesi bozulur. Burada bulunan kıl hücreleri bu bozulmayı tespit eder ve beyine haber ulaştırır, beyin de ilgili kasları sıkmak suretiyle vücudun dik bir şekilde ayakta kalmasını sağlar.
Hızlıca Dönüldüğünde Neden Başımız Döner ve Dalgalı Denizde Bulantı Olur
Hızlıca ve birçok kez kendi etrafında dönüldüğünde baş dönmesi olur, düşmemek için de yere oturulur. Bu olayda olan şudur: Biraz önce söz konusu edildiği üzere kanallardaki sıvı hızla ve devamlı şekilde yer değiştirmekte ve bu değişiklik haberleri mütemadiyen beyne gitmektedir, beyin ise bu haberlere göre gereken emirleri zamanında vermek için vakit bulamamakta, yani beyin denge için gerekli kontrolü sağlayamamaktadır. Bir de dalgalı bir denizde seyreden bir botta olduğu gibi, bu sıvının devamlı şekilde yer değiştirdiğini kabul edersek o zaman başka organları da işin içine karışmaya başlar. Bu durumlarda vücut terlemeye başlar ve arkasından gemi tutması hastalığı kendini gösterir.
Yaşlandıkça İşitme Gücü Neden Azalır
İşitme gücü hemen hemen doğduğu günden başlayarak gitgide azalır. Dokuların esnekliğini kayboldukça işitme de zayıflamakta, kıl hücreleri dejenere olmakta ve önemli kısımlarda kalsiyum birikintileri toplanmaktadır. Daha bebek iken saniyede 16 ile 30.000 sikl (titreşim) sesleri duyabilirdi. Eğer 16 sikl’den daha aşağı sesleri işite bilseydi o zaman vücudun titreşimleri de duyulurdu. Hakikatte insan kendi vücudunun titreşimlerini de duyabilir. Kulaklar parmaklarla tıkanacak olunursa derinden derine kulağa gelen gürültü parmak uçlarının damar atışlarıyla kol kaslarından gelmektedir. İnsan 17 -18 yaşlarına geldiği zaman işitme sahasının üst sınırı saniyede 20.000 sikl’e düşer. 45-50’li yaşlarda 8.000 sikl’in üstündeki sesleri işitemeyiz ve eğer 80 yaşına gelinirse bu işitme gücü takriben 4.000 sikl’e düşecektir. O zaman insan ancak sesiz bir odadaki konuşmaları duyabilecek, fakat gürültülü bir yerde duymakta güçlük çekecektir. Ve o zaman alçak tondaki sesleri yüksek tonda kilerden daha iyi işite bilecektir.
Desibel
Vücudun desibel kayıpları da vardır. Desibel ölçüsü sesin belirli bir frekanstaki şiddetini tayin eder. Sessiz bir odada 120 santimetre uzaklıktan duyulan fısıltının şiddeti yaklaşık 30 desibel, normal konuşma şiddeti ise 60 desibel, Rock müziği orkestrasının sesi 120 desibel ve tüfek sesi 140 desibeldir. Bununla beraber Rock orkestrasından çıkan ses normal konuşma sesinin sadece iki misli demek değildir. Desibel çizelgesinde 10 puanlık bir yükselme ses şiddetinin 100 misli bir artışı demektir.
Kulak Rahatsızlıkları
Kulak gibi karışık bir yapının bozulma ihtimali de çoktur. Kulak zarı delinmesi sık olur. Bereket versin ki bu delinmeler sonra kendi kendine kapanır veya bir ameliyatla bunun tamiri mümkün olur. Kulak çınlaması veya kulak içindeki çın*lamaya benzer sesler de başka bir sıkın*tı kaynağıdır. Bu çınlamalar, antibiyotikler, alkol, ateş, kan dolaşımı değişikliği, ses sinirinin üzerindeki tümörler gibi bin çok şeylerden ileri gelebilir. Çınlamaya se*bep olan faktör izlenip yok edildikten sonra kulakta çoğu kez gürültüyü keser.
Orta kulak enfeksiyonları da başka sıkıntı kaynaklarını teşkil ederler ve antibiyotikler keşfedilmeden evvel bunlar işitme yeteneğinin tamamıyla kaybına kadar varırdı. Burada en büyük suçlu vücudun orta kulağından boğazına doğru uzanan östaki borusudur. Mikroplar açısından konuşulacak olursa, boğaz pek pis bir yerdir. Östaki borusu da buradaki mikropların orta kulağa rahatlıkla ulaşmalarını sağlayan bir geçit teşkil eder. İnsan nezle olduğu zaman akıllı hareket edip sert şekilde burun temizliğine kalkmamalı, yani kuvvetli sümkür memelidir. Aksi halde boğazında biriken kötü ifrazatı zorla kulağa yollamış olur.
Bazen aşın bir kemik büyümesi orta kulaktaki kemiklerin serbest hareket etmesine engel olur. Hareket durunca da işitme zayıflar. Bu iletim sağırlığının ta kendisidir. Bunun ilerleyerek tam ve ciddi bir sağırlığa sebep olma ihtimali ancak onda biridir. Eğer bu olursa insanın yapabileceği iki şey vardır: Bunlardan biri işitme cihazı kullanmak, öteki de ameliyat olmaktır. Ameliyat ile üzengi kemiği çıkartılıp bunun yerine paslanmaz çelik*ten küçücük bir flaman konacaktır. Bundan sonra kemikler hareket edebilecekler ve Erol da yeniden duymaya başlayacaktır.
Devamlı yüksek ses bir farenin iç organlarını tahrip edebilmekte ve sonunda da ölümüne sebep olmaktadır. Eğer böyle bir tecrübe insana uygulansaydı sonucunu tahmin edebilirdiniz. Bunun için anlamsız gürültülerden kaçınabilir, sessiz ev ve büro arayabilir ve avlanmaya çıkıldığı zaman kulaklar tıkanabilir. Çünkü av tüfeğinin sesi kulağı hakikaten mahvedebilir. Sigarayı da kulağa zarar verir. Nikotin ve hatta kahve bile pek önemli olan iç kulak atardamarlarını sıkar ve iç kulağın ihtiyacı olan beslenmeyi kısıtlar.


İzin verdiğim kadar bilirler beni.. Gerisi sadece zannettikleridir...!
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:25 PM.

Forum Yasal Uyarı
YASAL UYARI : İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan mavinehir forum Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. mavinehir forum hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde mavinehir forum yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır.



Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 RC 1